Ölüm ile ilgili sözler

Ölüm ile ilgili söylenmiş sözler.

Gerçek soru ölümden sonra yaşamın var olup olmadığı değil, ölümden önce senin hayatta olup olmadığındır.

Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin belki gülmeden ölürsünüz.

Bütün günler ölüme gider, son gün varır.

Sadece ölüler savaşların sonunu görmüştür.

Ölmüşlerinizi yalnız hayır ile anınız, iyi olmayan hallerinden bahsetmeyiniz.

Kahraman, çevresinde ölüm yaymaz, ama ölüme meydan okur.

Her dostun ölümü kayıptır; ama bu sevgiden kayıp anlamına gelmez; sevgi ölümle eksilmez, artar, büyür, yoğunlaşır, sıcaklaşır.

Dostlarmız yaşarlarken yakınlık göstermeyi öğrenelim, öldükten sonra değil.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

Ölmek değil, utançtan ölmek korkunç olan.

Hiçbir kimse dünyaya sigara alışkanlığı ile gelmemiştir. Tek önlenebilir ölüm nedeninin (Sigara) olduğunu bil.

Ölüm fikrini her zaman aklında bulundur. O zaman asla kötü bir şey yapmaz, niyet dahi etmezsin.

Ne hoş bir güzelliği vardır, hafif adımlarla, dünyadan gülümseyerek geçenlerin. Kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların. Onurlu bir yaşamı seçenlerin.

Bir insan doğarken ağlamalı, ölürken değil.

Aşk, ölümü geciktirir.

Sanki dünya, ölünün başucunda açık kalmış bir radyo.

Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur.

Cenette melek, önemli biri değildir.

İki şeyi asla unutma: Allah'ı ve ölümü. İki şeyi de unut: yaptığın iyiliği, gördüğün kötülüğü.

Ya özgür vatan ya ölüm!

Efendiler biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı yok etmeyi göze alırız.

İyi bir doktor hasta olmaz, ancak ölür.

Öleceğimizi bilmek hayatı şakaya çevirir.

Uyuyan milletler ya ölür, ya da köle olarak uyanır!

Kalplerinizi çok yemek ve çok içmekle öldürmeyiniz.

Öldüğün zaman, çocuğunun sayesinde yeniden hayat bulursun.

Dünya topraktan ibaret; bugün üstünde yatıyoruz, yarın altında.

Ölüler hayata döner mi? Kitaplar hayır diyor, gece evet diye haykırıyor.

Vatan için ölmekse kaderim, böyle kaderin ellerinden öperim.

Ölüm, insanları bir işe yaramamaktan kurtarır.

Yoklansın kafası, mezarda her ölenin, farkı var mı bakalım, hükümdarla kölenin?

Burası dünya! Ne çok kıymetlendirdik... Oysa bir tarla idi; ekip biçip gidecektik.

Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir.

Zenginler savaş yaptığında, ölenler daima fakirdir.

O şekilde yaşamalısın ki, öldüğün zaman tabutçu bile matem tutsun.

Ölüler yaşayanlardan daha çok çiçek alır, çünkü pişmanlık minnetten daha güçlüdür.

Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır.

Cesaret insanı zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür.

Hayat, ölümün sonsuz uykusunda bir rüyadır.

Uluslar, bireyler gibi yaşayıp ölürler; ama uygarlık ölmez.

Mezarlıklar, vazgeçilemez insanlarla doludur.

Bir gün ölürsem, öldüğüm günü değil, doğduğum günü hatırlayın.

Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi bilmez.

Deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür.

Ölümden neden korkayım ki, ben varken o yok, o varken ben yokum.

Biri ölür üzülmezsiniz, sonra sandalyede asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur.

Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Allah beterin beterinden saklasın derler. Bir de düşünenleri, gelin şuna düşünenleri demeyelim, düşünmeye çabalayanları hep öldürmüşler.

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için diriler birbirini yiyor.

Savaşırken ölenleri kahraman yapan, ölümleri değil, ölümlerinin nedenidir.

Bilge insan hiç bir kurala bağlı kalmamalı, dünya ediminden uzak durmalıdır, yönetimle ilgilenmemeli ve ölümden sonraki süreç hakkında da kendisini özgür hissetmelidir.

Ağaç olacağım, toprak olacağım, su olacağım, geleceğim yine geleceğim.

Öldüğün zaman ölü olduğunu bilmezsin. Bu başkalarına acı verir... Aynısı aptal olduğun zaman da geçerlidir...

Oğlum, bu dünyaya kiracı gibi yerleş. Ev sahibi gibi yerleşirsen, gitmesi zor olur.

İyi adamın kemikleri erir, adı kalır.

Hayat harekettir, uyuşukluk ise ölüm.

Gelişmiş bir ülkede böylesine fazla şiddetli olmayan bir depremde bu kadar çok insan hayatını kaybetse hükümet kalmaz.

Doğar doğmaz ölmeye başlıyoruz.

Ölüm dışında her şeyin çaresi vardır.

Cesaretin barışı elde etmek için hayatını vermek gibi bir bedeli vardır.